Sevgili Archisugar - Esra beni uzun bir zaman önce mimlemişti ama benim ilham perim ne yazık ki yeni geldi. :( Kendisinden bu gecikme için çok özür diliyorum. Biraz yoğun bir dönemdeyim ama bu asla mazeret sayılmaz farkındayım.İşte gecikmeli de olsa bu konudaki düşünce ve görüşlerim;
Kitaplar küçük dünyamdaki hazinelerim desem yanlış olmaz sanırım. Okumayı ve okumaktan keyif aldıklarımı paylaşmayı çok severim. Asla korsan kitap almam. Alana da çok kızarım. Kendimi o kitabın yazarının yerine koyarım ve bir kitabın ortaya çıkmasının ve bizlere ulaşmasının hiç de kolay olmadığını düşünürüm her zaman. E o zaman bu emeğin karşılığı da hakettiği şekilde verilmeli bence. Bu düşünceyi her konuda KORSANA HAYIR diyerek özetleyebilirim kısaca.
Ne yazık ki son zamanlarda eskisi kadar çok kitap okumuyorum ve kendime çok kızıyorum. Bunun nedenini bir türlü bulamadım ama geçici olduğunu umut ediyorum.
Ben aynı anda 2 ya da daha fazla kitap okuyamam. Benim elimde bir kitap vardır her zaman , diğerleri onun bitmesini beklemeye mahkumdur. Çok merak etsem ya da elimdeki kitap beni sarmasa da sonuç değişmez. Aslında bu huyumun zararlarını görmüyor da değilim. Mesela elimdeki kitap beni sarmadıysa eğer, ben yine de inat edip onu bitirmeye zorlarım kendimi ve sakız gibi uzar da uzar o kitabın bitiş süresi. En sonunda kitap bitip kütüphanede yerini aldığında ben bir süre hiçbirşey okumak istemeyen bir ruh haline bürünmüş olurum ne yazık ki...
Okuyacağım kitabı nasıl seçtiğim konusuna gelirsem; çok satanlar listesinde olmasının benim için hiçbir önemi yoktur. Bir kitabın önce kapağı beni cezbeder, sonra ismine bakarım ilgi çekici mi diye. Çünkü bence yazarın uzmanlığını konuşturduğu bir konudur kitabın ismi. Ve ordan da artı alırsa kitabı elime alırım ve arka kısmını okurum. Ordaki anlatımdır beni kitaba çeken ya da iten.
Beni J.K.Rowling'in Harry Potter serisi sarıp sarmalamıştı bir dönem. Ben kadının yaratıcı zekasına ve akıcı anlatımına hayran kalmıştım. Adam Fewer'ın olasılıksız Kitabı da hafızamdaki en etkileyici kitaplar reyonunda en ön sıralarda. Ayrıca Kürşat Başar'ın Başucumdaki Müzik de beni çok etkilemiş kitaplardandır. V.C.Andrews'ın kitaplarının da bir numaralı takipcisiyimdir.
En son Canan Tan'ın Piraye'sini ve Ben seni çok sevdim 'ini okudum. İnsanı yormayan güzel bir anlatımı var.
Maalesef kitaplar konusunda kötü bir huyum daha var. Çeşit çeşit şirin Baykuş ayıraçlarım olmasına rağmen zaman zaman kaldığım yeri belirlemek adına kitaplarımın kenarlarını kıvırma huyuma gıcık oluyorum. Sanırım bunu; kitaplarımı gece yatmadan önce okuduğumdan ve uykumun gelmesi, gözümün yorulması gibi sebeplerle farkında olmadan yapıyorum. Huzurunuzda o narin kitaplardan özür diliyorum. :)
Kitap okuma konusunda anneme olan hayranlığımı dile getirmeden yazıma son veremeyeceğim. Annemdir bana okuma sevgisini aşılayan. Evimizde kitaplarımızı koyacak yerimiz kalmadı artık. Ve annem maalesef üzülerek okuduğu kitapları başkasına hediye ederek yer sorununu çözüyor son yıllarda.
Okuma sevgisinin çocuklara küçük yaşta aşılanması gerektiğini vurgulayarak yazıma son vermek istiyorum. Ve unutulmamalı ki bir birey ancak okuyarak kendini geliştirip kendisine, çevresine ve topluma faydalı hale gelebilir. Ne olursa olsun okumalıyız diyorum ve Sevgili İrem'in annesi'ni ve Sueda'nın annesi'ni mimliyorum . :)

8 yorum:
Ben hiç en çok satan kitaplar listesine bakmam. Olasılıksız kitabını bi otobüs yolculuğunda yolculardan birinde gördüm. Kalın bir kitap ve isminden dolayı ben de matematikle ilgili sıkıcı bir kitap hissi uyandırdı. Bu kadar çok ne yazdı ki bu yazar olasılık hakkında diye de geçirdim içimden. Yolcunun iştahlı okuyuşuna takmam da cabası :) Sonra bir kaç yerde duyunca öyle olmadığını anladım :p Eee şimdi sen de söyledin ya Sinem;
Adam Fewer'ın olasılıksız alınacak !
Öncelikle şunu söyleyeyim Sinoşum, kitabın üstünü kıvırma konusunda aynen senin gibi düşünüyorum, ve maalesef ben de çok nadiren de olsa yapıyorum bunu :)
Ben de annen gibi çok fazla kitap okuyorum,yer sorunu da yaşıyorum ama değiş-tokuş yaparak okuyoruz bazen arkadaşlarla.
İş yerim evime 1 saat uzaklıkta olduğu için en kalın kitabı bile 2-3 günde bitiriveriyorum serviste :) _Saniye_
Nazo Olasılıksızı al mutlaka. Ben çok keyif aldım okurken.
Sanişim ne kadar şanslısın . Servisle gidip geliyorsun ve bu zamanları okuyarak değerlendirebiliyorsun. Bazen servisle gidenlere imreniyorum . Şirketten talep etsem Levent'e tek kişilik servis koyarlar mı acaba? :)
Sinem; koymazlar canım yaaa :)
Bende otobüste kitap okuyamıyorum malesef. Midem bulanıyor hemen !
Elimdeki kitap beni sarmasada sonunu mutlaka getiririm. Bu da aslında insanı okumaktan uzaklaştırıyor ama huy işte...
Alevvvv Saniş de okuyamazdı eskiden. Sayemde kurtuldu. :)O huy bende de var :( çok kötü çook.
merhabalar canım
bu arada hoşbuldum:)
Bence okuduğun kitaptan sıkıldığın halde bırakmıyor olman okumadaki devamlılık adına artı bir özellik.
Çünkü bazı sebeplerle başlanılan kitabı yarım bırakmak zamanla okuma performansını olumsuz yönde etkiler.
Bunu uyguluyor olman senin için çok güzel.Ben eskiden senin gibi başladığım kitabı bitirmeden diğerine geçmezdim ama şimdi ...
Sanırım aynı anda hem roman hem psikoloji hem edebi tenkit kitapları okumak istiyor olmam buna sebep:)
Kolay gelsin
sinemcim ben de korsana hayır diyenlerdenim.emek verilen her şeyin karşılığı ödenmeli.olasılıksızı oğlum okudu.çok beğenmişti.kitabı arkadaşına vermiş.okumak için dönüşünü bekliyorum.ama canan tan'ın kitaplarını okudum gerçekten güzeldi.şimdilerde murathan mungan ın kadından kentler adlı romanı ile ahmed arif'in hasretinden prangalar eskittim adlı şiir kitabını okuyorum öneririm.
Aaaa. Ela demek ki bilmeden iyi birşey yapıyormuşum. :) Ama günlerce hatta bazen aylarca süren okuma isteksizliği de insanın canını sıkıyor ister istemez. :(
Fortuna'cım önerilerini kayda aldım. Şu anda Adam Fewer'ın Empati kitabını okuyorum. Bakalım nasıl çıkacak. Ardından senin önerilerine geçeceğim...
Yorum Gönder