Can durağını arıyorsan ey can ;
Can da sensin, durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
Hz. Mevlana
Baykuşlar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Baykuşlar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

12 Haziran 2008 Perşembe

Kargodan çıkan süpriz baykuşlar

Baykuşlara olan ilgimi ve giderek büyüyen baykuş kolaksiyonumu bilmeyeniniz kalmadı sanırım artık. :) Ben bu koleksiyona başlarken bu kadar büyüyebilceğini ve bu kadar çok çeşit bulabileceğimi aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Büyümesinde baykuş gördüğünde beni düşünen ve buna Sinem bayılacak diyen güzel yüreklerin payı büyük

İşte bu güzel yüreklerden biri benim babamın kuzeni , dolaylı yoldan benim de kuzenim olan Sevgili Özge. :) Özge'cim taa Bartın'dan beni düşünmüş ve bana fotoğrafta gördüğünüz 3 tane şirin mi şirin baykuşu hediye olarak almış. Kargo dün geldi. Açtığımda ve baykuşların herbiri içinden teker teker çıktığında ağzımın kulaklarına varma anını görmesini isterdim. Baykuşlar diğer baykuşların yanındaki yerlerini alarak aileye katılma şerefine nail oldular dün akşam.

Özge'ya ve eşine sonsuz teşekkürler. Beni çok mutlu ettiniz. İyi ki varsınız...

20 Nisan 2008 Pazar

Baykuş Koleksiyonum













İşte karşınızda Baykuş koleksiyonum.

Şu anda t-shirtler ve sipariş ettiğim kolye ile birlikte toplamda 32 parça. Biraz frene bastım uzun süredir. Evimiz çok büyük olmadığından, koyacak yer sıkıntımız oluşmaya başladı. Çalışma Odamızdaki raflarında dizili çoğu...

Benim için herbiri çok değerli ve anlamlı. Birçoğu çok sevdiğim kişilerin armağanı. Ama hediye sahiplerinin yüksek müsadesi ile benim için en değerli ve en anlamlı olanı yağlıboya Baykuş tablom.

Neden derseniz o bana eşimin takılar haricindeki nişan hediyesidir. Nişan alışverişinde bıkmış ve alınacakları tamamlamaya çalışır halde dolaşırken ve bu alışverişin saçmalığından ikimiz de yakınırken bu tablo çıktı karşımıza. Ben büyülenmiş gibi tabloya bakıyordum gözümü ayırmadan. Nadir de aynı yöne dönüp baktığında , surat ifademdeki şaşkınlığın anlamını çözdü ve ben daha büyünün etkisinden kurtulmadan tabloyu paketlenmiş buldum. :) Arabaya sığmaması vs. gibi taşırken çektiğimiz eziyetlerin hiçbiri nedense bizi mutsuz etmedi. Çünkü o tablo o gün çektiğimiz tüm eziyetlerin yokolup gitmesini sağlamıştı. :)

Şu anda evimizin başköşesinden bizi seyrediyor tablomuz. Ve ona her bakışımda o günleri anımsatıyor bana. Aşkımın ne kadar ince bir erkek olduğunu bana o günlerde gösteren bir simge adeta...