TANRININ DELETE TUŞUNA BASMASINA AZ KALDI GALIBA....???????DÜNYACA ÜNLÜ İTALYAN KARIKATURIST BRUNO BOZETTO'DAN HARIKA BIR UYARI ...
Ben çok beğendim. Bakalım sizin de hoşunuza gidecek mi?
www.bozzetto.com/flash/life.htm
Bu arada lütfen karikatürle ilgili eleştiriler gelmesin. Olaya mizah olarak bakınız.
Can durağını arıyorsan ey can ;
Can da sensin, durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
Hz. Mevlana
Can da sensin, durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
Hz. Mevlana
Eğlenelim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Eğlenelim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
11 Haziran 2008 Çarşamba
09 Haziran 2008 Pazartesi
Hülya'lı Hafta Sonum :)
Bu hafta sonum Hülya'lıydı. Hülya'ylaydı. :) Çok hareketli ve çok güzeldi. Tabii ki birşey anlayamadan geldiiii, geçti.
Hülyacığım öğleden sonra 13:00 gibi İstanbul'daydı. Kavuşma anının ardından arabada laklak ede ede Acarken'e; davetli olduğumuz Nazo'nun evine gittik. Yolda feci yağmur ve trafiğe yakalandık. Ama sohbetin tatlılığıyla hiçbiri gözümüze görünmedi. :)
Hemen hemen şirketteki bütün bayanları evinde ağırlayan Nazo'cum epey bi döktürmüş. Masada kuşsütü bile eksik değildi sanırım. Düşünün yani, o kadar çeşit vardı ki pekçoğunu görme ve tatma şansını yakalayamadım. :) Maalesef doymuş olmanın verdiği acı ile o güzelim pasta,börek,kurabiye ve salataların bir kısmına sadece bakmakla yetinmek durumunda kaldım.
Nazo'dan 17 : 00 gibi ayrıldık ve bizim evin yakınlarındaki kuaförüme uğradık. Fönlenip, ojelendikten sonra eve koştuk. Kocacığıma mis gibi bir makarna ve salata hazırladık. Makarna deyip geçmeyin çok özel soslar kullandım, öyle 2 dakikada yapılan cinslerden değil yani. :) Yemeğin ardından eşim maç seyretmeye koyuldu biz de muhabbetimize kaldığımız yerden devam ettik.
Saçınızı evde oturmak için mi fönlettiniz dediğinizi duyar gibiyim. Aranızda fısıldaşmayın. Açıklayacağım. :) Hepimize sinir krizi geçirten Türkiye maçının ardından Serkan ve Esra ile buluşup, Cahide Sayfiye'nin yolunu tuttuk. Rezervasyonumuz önceden yapıldığı için rahattık. Ama geç kaldığımız için Cahide Sayfiye'nin meşhur Drag Queeen 'lerinin pek çok showunu kaçırdık. :) Gece saatlerimiz 3 ü geçmişti ordan ayrıldığımızda. Kurtlarım birazcık birikmiş ne yalan söyleyeyim. İyi geldi. Pazar sabahı da güzel bir kahvaltı, gazete keyfi, 1 saatlik Akmerkez turu ve kahveli muhabbet faslının ardından Hülya'cığımı yolcu ettik. En yakın zamanda havuz keyfi için tekrar geleceği sözünü aldıktan sonra tabii...
Yazı fotoğrafsız oldu biliyorum. Maalesef hafta sonu benim makinemin şarjımım azizliğine uğradık. Serkan ve Esra'dan fotoğraf gelince ekleyeceğim.
Hülyacığım öğleden sonra 13:00 gibi İstanbul'daydı. Kavuşma anının ardından arabada laklak ede ede Acarken'e; davetli olduğumuz Nazo'nun evine gittik. Yolda feci yağmur ve trafiğe yakalandık. Ama sohbetin tatlılığıyla hiçbiri gözümüze görünmedi. :)
Hemen hemen şirketteki bütün bayanları evinde ağırlayan Nazo'cum epey bi döktürmüş. Masada kuşsütü bile eksik değildi sanırım. Düşünün yani, o kadar çeşit vardı ki pekçoğunu görme ve tatma şansını yakalayamadım. :) Maalesef doymuş olmanın verdiği acı ile o güzelim pasta,börek,kurabiye ve salataların bir kısmına sadece bakmakla yetinmek durumunda kaldım.
Nazo'dan 17 : 00 gibi ayrıldık ve bizim evin yakınlarındaki kuaförüme uğradık. Fönlenip, ojelendikten sonra eve koştuk. Kocacığıma mis gibi bir makarna ve salata hazırladık. Makarna deyip geçmeyin çok özel soslar kullandım, öyle 2 dakikada yapılan cinslerden değil yani. :) Yemeğin ardından eşim maç seyretmeye koyuldu biz de muhabbetimize kaldığımız yerden devam ettik.
Saçınızı evde oturmak için mi fönlettiniz dediğinizi duyar gibiyim. Aranızda fısıldaşmayın. Açıklayacağım. :) Hepimize sinir krizi geçirten Türkiye maçının ardından Serkan ve Esra ile buluşup, Cahide Sayfiye'nin yolunu tuttuk. Rezervasyonumuz önceden yapıldığı için rahattık. Ama geç kaldığımız için Cahide Sayfiye'nin meşhur Drag Queeen 'lerinin pek çok showunu kaçırdık. :) Gece saatlerimiz 3 ü geçmişti ordan ayrıldığımızda. Kurtlarım birazcık birikmiş ne yalan söyleyeyim. İyi geldi. Pazar sabahı da güzel bir kahvaltı, gazete keyfi, 1 saatlik Akmerkez turu ve kahveli muhabbet faslının ardından Hülya'cığımı yolcu ettik. En yakın zamanda havuz keyfi için tekrar geleceği sözünü aldıktan sonra tabii...
Yazı fotoğrafsız oldu biliyorum. Maalesef hafta sonu benim makinemin şarjımım azizliğine uğradık. Serkan ve Esra'dan fotoğraf gelince ekleyeceğim.
07 Haziran 2008 Cumartesi
Hülya'cım geliyor
Hülya ile bir gezide tanıştık. Annemlerin memlekette güzenledikleri bir Akdeniz gezisine benim de katılmamı ısrar etmeleri sonucunda kendimi o gezi otobüsünde buldum. Uykusuzdum. 2006 senesinin 19 Mayıs tatiliydi sanırım. 19 Mayıs Cuma'ya geldiğinden. 3 günlük bir tatildi. Ben ekstradan 1 gün daha izin almıştım.
Çarşamba gecesi bindiğim otobüsten Perşembe sabahı hiç uyumamış ve perişan bir halde inmiştim. Annemleri uzun zamandır görmemiş olmanın verdiği heyecanla tüm günü onlarla geçirmiştim. Perşembe gecesi de Kırıkkale'den Alanya'ya doğru gezi otobüsümüz yola çıkmıştı. Benim pilim sıfırdı ve otobüsteki herkes çok enerjikti. :) Kuralar çekiliyor, şarkılar söyleniyor, göbekler atılıyordu daracık otobüs koridorunda. Bense o gürültüde uyumaya çalışan zavallı bir tiptim aralarında. :) Hani okul turlarında haylaz delikanlılar en arkayı kaparlar da orda süper bir muhabbet döndürürler ya. Hani herkes en arkada olmak ister ama olamaz. Biz de en arkanın önündeydik. Gezinin haylazları yani babam ve annemin arkadaş grubu arkayı iyice kaynattıklarından benim uyumam sadece bir hayaldı. Hayalden de öteye gidemedi zaten. :)
Neyse efendim gezide yirmili yaş grubu olarak sadece 4 kişiydik. :) E bu 4 kişinin de kaynaşmaması beklenemezdi elbette. Hülya ve Meral zaten arkadaşlardı. Hülya o geziye Meral aracığlığı ile katılmış. Gönüller güzel olunca yaşanan kaynaşma daha sıcak daha samimi ortamların oluşmasıyla pekişti.
Ve tatil bitti, telefonlar alındı, görüşmek üzere dendi ve ayrılındı. Ama sıradan tatil arkadaşlıklarından olmadı bizimkisi. Aradık, sorduk birbirizimi. Buluştuk.Görüştük. Benim Kırıkkale'deki düğünüm için en çok koşturanlardan biri oldu Hülya. Hakkını asla ödeyemeyeceklerimden biri. :)
Şimdi beni özlediği için ve benim de gel noolur muhabbetin belini bükelim ısrarlarıma dayanamadığı için İstanbul'a geliyor. :) Ağzım kulaklarımda. 1.5 saat sonra burda. Hava kapalı olsa da bizim için hüzlı ve güzel bir hafta sonu olacak inşallah.
Bugün öğleden sonra şirketten arkadaşım Nazan'cığımın evine davetliyiz bütün bayan şirket çalışanları olarak. Gelir gelmez Hülya oraya sürüklenecek benimle.Herkesin onu çok seveceğinden ve onun da orda rahat hissedeceğinden eminim. Akşam Cahide'deyiz kısmetse. Yarın da hava açsa da havuz keyfi yapsak lak-lak'ın yanında. :) O kadar karanlık ki hava, bu bulutlar hiç gidiciye benzemiyor. Ben yine de dua edeyim belki gönül kapım açıktır. :)
Çenem düştü yine. Hülya geliyor dedim, neler anlattım neler. Yeni haberlerle ilerleyen günlerde karşınızda olacağım sevgili dostlarım. Şimdilik hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum...
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Ne yazsam :)

Saat 23:18. Ben bilgisayarımın başındayım. Projeler bana bakıyor, ben onlara bakıyorum. Bakışmaktan sıkılınca sizlerin bloklarında kısa bir gezinti yapıyorum. Tamam artık, ilham gelmiştir diyorum. Geri dönüp projeye bir göz kırpıyorum ama ı-ıh. İlham bu akşam benimle saklambaç oynayacak anlaşılan. :)
Bloğu son dönemlerde ihmal ettiğimin farkındayım. Ama yoğun ve yorucu günler geçiriyorum sanırım. Akşamları da pestil oluyorum.
Son dönemlerde neler yaptın? derseniz şu şekilde özetleyebilirim:
Cumartesi akşamı güzel arkadaşlarımız Esra ve Serkan bizleri bahçede mangal keyfine davet ettiler. Esra'cım çok güzel bir sofra hazırlamıştı. Serkan da ilk mangal denemesi olmasına rağmen gayet iyiydi. Herşey çok lezzetliydi. Caddebostan sahilinin o eşsiz manzarasını belirtmeden konuyu kapamak olmaz. :) Herşey çok güzeldi. Tekrar teşekkürler ikisine de... Ve Maksude'ye. :)
Pazar sabah 08:30 da kalktık yine. :) Bazen ya birimiz uykucu olsaydı diye düşünmüyor değilim.Gece yarısı yatmış ve üstelik alkol almış bir çift olarak sabahın ilk ışıkları ile ikimizin de zımba gibi ayakta olmasını hayretle karşılamıyor değilim. Bu durumdan hoşnutum ayrıca. Gün bize kalıyor ne güzel.
Sabah hastanedeki babamın yengesini ziyaret ettik. Hastaneye girmemiz biraz zor oldu ama 10 dakika da olsa kendisini görmeyi başardık çok şükür. Daha sonra biraz güneşlenip, keyif yapmak için üyesi olduğumuz güzel mekana gittik. :) Güneşin bulutla dansından anladık ki bize hayrı olmayacak; akşam da gitmemiz gereken 2 düğün vardı ve eve geçmeye karar verdik.
Üstüste 2 düğüne gidecek bir bayanın oturması sizce mümkün mü? Hepbir ağızdan haaaaaaayıııırrr dediğinizi duyar gibiyim. :) Hepinize 10 puan veriyorum bu cevabınızdan ötürü. :) Eve girmemle kuaförün yolunu tutmam bir oldu. Yazın ilk pedikürünü yaptırdım. Pedikürü sık yaptırmayı sevmiyorum. Yaz boyu 2 ya da 3 kez. :) Manikür ve fönün ardından geri eve döndüm. Yiyecek birşeyler hazırladım. Giyindim. Makyajımı yaptım ve çıktık.
Sevgili Hülya'cığımın düğünü için ayrı bir yazı yazacağım. Fotoğrafı taratma imkanı bulamadığımdan yazıyı bugün yazamadım. Hülya'cığıma ve Yasin'ine bir ömür mutluluklar dilerim.
Ne yazsam dedim, bir dolu şey yazdım. Bu ilhamın geleceği yok. En iyisi kalkayım bilgisayar başından da gözlerim azıcık dinlensin. Hepinizi öpüyorum...
05 Mayıs 2008 Pazartesi
Var mıyım, Yok muyum? :) Süpriiizzzz

Baktım olacak gibi değil, ortaya değişik ve olmadık teoriler atılıyor :) Dedim en iyisi uzatmadan paylaşayım...Ben Var mısın, Yok musun yarışma programına başvurmuştum aylar önce. İlk başladığı dönemlerdeydi sanırım. Hatta internetten formumu gönderirken site kilitlenmişti birdaha da kabul edilmemişti başvurum. Yani başvurabildiğimden bile emin değildim.
Önceki hafta iş için Bursa'ya gideceğim günün öncesinde beni aradılar. Çok şaşırdım ve maalesef reddetmek durumunda kaldım. Artık İsmimin üstüne kalın bir çizgi çekmişlerdir derken geçen hafta Perşembe günü gelen telefon adeta bizden kolay kurtulamazsın diyordu...
Sanırım vazgeçemeyecekleri bir adayım. :) Neyse efendim Cuma günü mülakata çağırıldım. Esra'cım ile beraber gittik. İlk önce bize seyirci olarak programı izlettirdiler. Program yarın(Salı) yayınlanacak. İzlerseniz bana da bakının anacığım. :) Oralarda biryerlerdeyim. :)
Sonra bizleri mülakata aldılar. Bir bayan bir erkekten oluşan jurimizin karşısında pikniğe gitmiş bir havam vardı sanırım. O derece rahattım yani. Zaten orda yarışmacılarla ve yakınları ile konuşmalarımda gördüm ki şartlar çok ağır. Bana pek uymuyor ama tabii o şartları kendi gözümle gördükten sonra var mıyım, yok muyum karar vereceğim. Mülakatımı bir sohbet havasında tamamladım. Jüri üyelerinin konuşmalarımı ve cevaplarımı beğendikleri her hallerinden belliydi.
Sorular ve cevaplar cevaplar bana kalsın ama geyet mantıklı ve güzel cevaplar verdiğimi düşünüyorum. Bu arada 4 kişi olarak içeri alındığımız grupta en çok bana soru soruldu ve en uzun yanıtları ben verdim. Sohbet havasında olduğum için. Sadece soruyu yanıtlayıp bırakmadım yani. Ben hayırlısı olsun diyorum. Bakalım neler olacak. :) Sanırım biraz çılgınım ne dersiniz?
11 Nisan 2008 Cuma
Süpriiiiiizzzzzzz :)
Dün aşkım için süpriz bir doğum günü partisi organize ettik. Veysel ve Cenk çok yardımcı oldular sağolsunlar. Son dakika yapılan bu organizasyonu duyar duymaz bütün dostlar sağolsun (işi olanlar dışında) seve seve katılacaklarını belirttiler ve katıldılar da. :)
Aniden geldi böyle bir süpriz yapmak aklıma. Aslında aşkım pek süprizleri ve özel gün kutlamalaını sevmez. Kızmasından korkmadım dersem yalan söylemiş olurum. :) Başbaşa yemek yiyeceğimizi sanarak girdiği TOCC'da, kapıdan girer girmez kopan iyi ki doğdun ve alkış sesleri ile beliren şaşkın yüz ifadesi ve kulaklara varmış bir ağız bana kocamaaan bir ohhh dedirtti. :) . Tüm dostlar sağolsunlar hafta içi ve yorgunluk demeden oradalardı. Hepsine tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Tocc'da güzel dostlar , güzel yemekler, güzel servis ve hoş sohbetlerle çok mükemmel geçen birkaç saate hepbirlikte imzamızı attık.
Canım sevgilim. Yüzündeki o mutluluk hiç ama hiç solmasın. Seni çok seviyorum...
Aniden geldi böyle bir süpriz yapmak aklıma. Aslında aşkım pek süprizleri ve özel gün kutlamalaını sevmez. Kızmasından korkmadım dersem yalan söylemiş olurum. :) Başbaşa yemek yiyeceğimizi sanarak girdiği TOCC'da, kapıdan girer girmez kopan iyi ki doğdun ve alkış sesleri ile beliren şaşkın yüz ifadesi ve kulaklara varmış bir ağız bana kocamaaan bir ohhh dedirtti. :) . Tüm dostlar sağolsunlar hafta içi ve yorgunluk demeden oradalardı. Hepsine tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Tocc'da güzel dostlar , güzel yemekler, güzel servis ve hoş sohbetlerle çok mükemmel geçen birkaç saate hepbirlikte imzamızı attık.
Canım sevgilim. Yüzündeki o mutluluk hiç ama hiç solmasın. Seni çok seviyorum...
06 Nisan 2008 Pazar


Cumartesi akşamı Fatih Ürek'i dinlemeye gittik. :) Beklediğimden çok çok saha iyiydi şovu. Bir kere sesi hiç de kötü değil. Vokalistlerinin sesi çok çok iyi. Arada sahneyi onlara devrediyor. Seçtiği şarkılar çok iyi. Yerimde oturmadım desem ayıp mı olur bilmiyorum ama cidden oturmadım. :) Resimde gördüğünüz üzere Fatih Ürek ile şarkı söyleme cesaretini de göstermiş bulunuyorum. :) Kuzenim Dilan da bizimle birlikteydi. Dilanla yılan dansı yaparken gülmekten öldük.
Ben Fatih Ürek'in sahnesini çok beğendim. Gördüğüm kadarıyla mekandaki herkes çok eğlendi. Semra Özal'ın, neden hiçbir şovunu kaşırmadığını da anladım. :)
31 Mart 2008 Pazartesi
Ada Cafe
21 Mart 2008 Cuma
Kızkıza kahvaltı ve İyi ki doğdun Sultiş
İYİ Kİ DOĞDUN SULTİİİ. SENİ ÇOK SEVİYORUM...
Etiketler:
Eğlenelim,
Önemli Günler
18 Mart 2008 Salı
M.Ö.10.000(10.000 BC)
17 Mart 2008 Pazartesi
Dostlarla...
Esra - Serkan Aksel (üstte) / Orkun Özener , Sinem - Nadir Yaman (altta) Cumartesi fotoğrafta gördüğünüz ekiple önce Tarihi Cumhuriyet meyhanesinde havamızı bulduk; ardından da Büyük Klüp'e Tolga Futacı'yı dinlemeye gittik. Tolga Futacı Akademi Türkiye 2.siymiş ve dizilerde de oynuyormuş. Televizyonla çok alakamız olmadığı için kendisini tanımadan gittik fakat sesine ve sahnesine hayran kaldık. Fırsatınız olursa kendisinin canlı performansını dinleyin derim...


10 Mart 2008 Pazartesi
Aksel evi rölevesi ve Köşebaşı Kebap :)
Sevgili arkadaşlarımız Esra ve Serkan evlilik kararı alarak güzel bir yola ilk adımlarını attılar. Umarım bu yolda herşey gönüllerince olur. Yolları hep açık olsun. :) Esra ve Serkan, oturacakları evin dekorasyonunu ve tadilatını benim yapmamı istediler. Çok mutlu oldum. Cumartesi günü evin rölevesini(mevcut bir yapının ölçülerinin alınması) almaya gittik. 6 oda 1 salondan oluşan büyük bir ev.Röleveyi bitirip güneşin batışını seyredecektik ama röleve bittiğinde güneş batmıştı.Yukarıdaki güzel fotoğrafı son anda yakalayabildik. :) Bittiğinde onlar için çok sıcak ve güzel bir ev olacağına inanıyorum. Daha sonra evlilik kararlarını kutlamak için Köşebaşı restaurant'a gittik. Çok keyifli bir akşam geçirdik. Hatta yukarıda gördüğünüz gibi kebapçıda dans ederek literatüre bile geçtik. Onlara bir ömür boyu mutluluklar dilerim. Evin tadilatı ile ilgili gelişmeleri dönem dönem sizlerle paylaşacağım. Hadi bakalım kolay gelsin...
Etiketler:
dekorasyon,
Diğer,
Eğlenelim
03 Mart 2008 Pazartesi
ORDAYDIK (BJK : 1 - GS : 0) :)
Ordaydık; Beşiktaşımız liderlik koltuğuna oturduğunda ordaydık..
Ordaydık; Özlediğimiz futbol oynandığında ordaydık...
Ordaydık; birlik ve beraberliğimizi göstermek için , kar,kış,yağmur,çamur demeden elimizde kombine kartlarımızla gittiğimiz her maç gibi ordaydık.
Ordaydık; her ne olursa olsun burda olacağız demek için ordaydık...
BEŞİKTAŞ, SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN...

25 Şubat 2008 Pazartesi
Bahariye Ada Cafe ve güzel bir yemek
21/02/08 Perşembe akşamı Bahariye sanatçılar sokağı Ada cafe'de hoş bir organizasyon ile dostlarımızı görme ve Sadık Gürbüz'ün muhteşem sazı ve sesi ile kulaklarımızın pasını silme imkanı bulduk. Türkü dinlemek çok iyi geldi. Bildiğimiz türkülerden biraz daha fazla söyleseydi daha da iyi gelecekti sanırım. :) Ada kafe çok hoş bir yer. Sanki 45 kişi birimizin evinde toplanmış felekten bir akşam geçiriyor gibi rahat hissettik kendimizi. Yediğimiz yemekler de çok lezzetliydi. Ada kafeye tekrar teşekkürler. İşte o güzel akşamdan birkaç resim. İşte sizin de kulağınızın pasını silmesi açısından Sadık Gürbüz'ü dinleyebileceğiniz bir link. Bakalım beğenecek misiniz?
http://www.youtube.com/watch?v=aQctN_rOnsg



http://www.youtube.com/watch?v=aQctN_rOnsg
Etiketler:
Eğlenelim
Kaydol:
Yazılar (Atom)



