Can durağını arıyorsan ey can ;
Can da sensin, durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
Hz. Mevlana
Yiyelim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Yiyelim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

01 Temmuz 2008 Salı

it's a joke



Hakikaten şaka gibi bir yer.
Pazar akşamı Nişantaşı City's 'in en üst katındaki şubesine gittik Işıl ve Fatih ile birlikte. Bütün gün havuzda yüzmüş olmanın verdiği yorgunluk ve açlık ile ve tavsiyelere daha fazla kulak tıkayamadığımızdan seçimimiz it's a joke oldu. Işıl ve Fatih daha önce pek çok kez gelmişler buraya evlerine ve işlerine yakın olmasından dolayı. Biz uzun zamandır gitmek istiyorduk kısmet Pazar akşamınaymış.
Hava perdesinden yapılmış girişinden içeri adım attığımız anda mekanın sıcaklığı sardı bizi. Hizmet çok güleryüzlü. Yemekler çok leziz. City's alışveriş merkezinin dış mekan temaslı tek restaurantı olması dolayısıyla ayrı bir özelliği var.
Yemeklerden daha ziyade tavsiye üstüne tavsiye alan dondurmalı kazandibini ben de şiddetle tavsiye ediyorum. Fotoğraf yeterince anlatamıyor buna emin olabilirsiniz. Eğer yolunuz düşerse mutlaka deneyin derim ben. Efendim? Kalorisi mi? Boşverin kalorisini canııııımmm. :)

04 Haziran 2008 Çarşamba

Marifetlerim

Pazartesi akşamı yine hamaratlığım üstümdeydi. Eşimin toplantısı vardı, ben de fırsat bu fırsat dedim Salı(dün) için patlıcan kebabı yapmaya karar verdim. Tarifi Firuz'umun aylar önce verdiği tarif. Çok kolay, pratik ve lezzetli.Tarif burda

Patlıcan kebabını hazırlayıp, folyolayıp, pişirmeden dolaba attım. Arkasından vanilyalı puding yaptım eşime. Pudinge bayılıyor. :)

Dün akşam eve gidince fırına sürdüm, o arada acılı ezme ve pilav yaptım. O kadar lezzetliydi ki parmaklarımızı yiyecektik desem yalan olmaz. Kızmayın ama; kendimi övmüyporum. Neticede tarif Firuzun; ben sadece harfi harfine uyguladım, hepsi bu. :)

Yemekten sonra arkadaşlarımız Işıl ve Fatih'e çay içmeye gittik. Birden kendimizi 102 masasında bulduk. :) Ben ilk kez oynadığımdan sanırım oyunu biraz yavaşlattım ama kazanmasını da bildik. Işıl ile ikimiz beyleri yendik. :) City's de sinema ve özel dondurma kazandık. :)

Fotodaki meyveler ne derseniz dün öğlen okul şantiyemizdeydik ve öğlen yemeği menümüzdü onlar. :) . Afiyetle midemize indile yani anlayacağınız. :)

Bu arada kızanlar olacak biliyorum ama solaryuma başladım. 10 dakikalık bir seansın ardından gözle görülür bir bronzluğa eriştim. Merak etmeyin bol bol kremlendim. Ve merak etmeyin sürekli girmeyeceğim. Ara ara güneşte yandıkça pekişsin diye girmeye karar verdim. Benim cilt doktorum da yasakladı solaryumu tabii ki. Güneşe bile çıkmamamı, çıkarsam 60 faktör kullanmamı söyledi. Haklı. Bir diyeceğim yok. Ama bu sene bana dokunmayın ne olur. Çok istiyorum. Allahım ne olur beni cezalandırma bu isteğim yüzünden. ( Amin)

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Ayşe Geldi Hoş Geldi



Ayşe bizim çok sevdiğimiz bir arkadaşımız. Londra'da kendisi ile çok güzel günler geçirmiştik. Amsterdam'da yaşıyor aslında . 1 haftalığına gelmiş bizleri görmeye. Dün onu muhteşem manzarası ve leziz Akdeniz Somonu ile bizi her zaman cezbeden Pearl'de ağırladık. Manzaraya ve somona bayıldı. Duygu'cuk da çok sevdi mekanı ve yemekleri. :) Dün akşam çok sevdiğimiz iki dostumuzla çok güzel vakit geçirdik anlayacağınız. Bizi kırmayıp geldikleri için Ayşe ve Duygu'ya çok teşekkürler.

02 Mayıs 2008 Cuma

Pearl Restaurant

Dün eşim bize bir güzellik yaptı ve bizi ; eşimle çok sevdiğimiz bir mekan olan Pearl Restaurant'ta yemek yemeye davet etti. Bu nazik teklif geri çevirilip, mutfağa girişilemezdi elbette. :) Hem Esra'cığımın da Pearl'ün o leziz Akdeniz usulü somon ızgarasını tatmadan gitmesi olmazdı doğrusu. Daha arabadayken gözüme kestirdiğim üst kat cam kenarı masayı görevli bayanın güler yüzü eşliğinde havada kaptık.

Pearl Restaurant Bebek'te deniz kenarında.(aradaki sahil yolunu saymazsak). İnanılmaz hoş bir ambiansı var. Çalan müzikler tam iş çıkışı insanı dinginliğe kavuşturacak nitelikte. Yemekler zaten enfes. Pearl aklınızın bir kenarında bulunsun derim.

Bu arada hayatımda ilginç olaylar yaşanmakta. :) Netleşince sizlerle paylaşacağım. Ne diye sormayın çünkü şimdiden söyleyemem. :)Merakla bekleyin bakalım. :)

20 Nisan 2008 Pazar

Lider Pide ( Ümraniye - İstanbul)

Pazar günü insanın canı nedense bu tip zararlı şeyleri çekiveriyor. Halbuki evdesin, vaktin de var; otur da sağlıkla sebze yemeği yap değil mi? Ama yok hayır... Nerdeee. Gözümün önünde zararlı ne varsa uçuşuyor. Obur muyum neyim?

Lider Pide'deki bu nefis kovurmalı - az pişmiş yumurtali pidenin fotoğrafını çok önce sizlerle paylaşmak için çekmiştim ama sıra gelmemişti. Hazır aklıma düşmüşken yazayım dedim. Evet kabul ediyorum biraz ağır bir pide. Ama Karadeniz'den özel getirilen tereyağ , kavurma et ve yumurta ile özel taş fırında pişirilmiş tadına doyulmayan bir pide ortaya çıkarıyorlar ki bence hayatta bir kez olsun yenmeli. Yalnız öğlen saatlerinde Lider pide çok kalabalık oluyor, mutlaka rezervasyon yaptırmalısınız. Biz inşaatımıza kontrole giderken rezervasyon yaptırıp, dönüşte yemiştik.

Adresini mi merak ettiniz; buyrun belediyemizin bizim için hazırladığı büyük nimet olan haritamızdan bakın. İkea'ya çok yakın. Bakalım gidebilenler de benim kadar beğenecek mi?

19 Nisan 2008 Cumartesi

Susamlı Kurabiye

Dün eve gittiğimde annemi mutfakta hoş bir telaş içerisinde buldum. Ocakta kaynamakta olan en sevdiğim yemek pırasanın kokusu tüm mutfağı sarmalamıştı. O ocakta kaynamaya devam ederken araya bir de kurabiye sokuşturuvermiş benim güzel anacım, çayın yanında yemek için. E ozaman hadi buyrun tarife. :) Kurabiye deyince gözünüz korkmasın tarif çok kolay.
Malzemeler :
1/2 paket oda sıcaklığında margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 peket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 fincan sirke
1 fiske tuz :)
4 veya 5 yemek kaşığı toz
3 su bardağı un
1 yumurta sarısı
1 yumurta akı
Susam
Susam ve yumurta akı dişındakileri iyice yoğuruyoruz. Sonra resimdeki gibi kalın oklava şeklinde rulo yapıp , üstünü biraz düzleştiriyoruz. Verev olarak kestikten sonra; önce yumurtanın akına sonra da susama batırarak tepsiye diziyoruz. 175 derecede 20 dk pişiriyoruz. (üzerlerinin kızarmaması gerekiyor. Kürdanla pişip pişmediğini kontrol ederek süreyi belirlerseniz daha iyi olur.)

12 Nisan 2008 Cumartesi

İlginç bir tavuk ve arpa şehriye pilavı

Aylar oldu Cumartesi akşamını evimizde geçirmeyeli neredeyse... Hayat sonzamanlarda hep bir aksiyon, hep bir koşuşturma. :) Bu hafta karar aldık Cumartesi akşamı için kesinlikle evimizde oturacağımıza dair. Sevgili Burcu'cuğumun ve Burçin'ciğimin bize yaptıkları güzel teklifi üzülerek reddetmek durumunda kaldım. Ama kararlıydık. :) Neyse; bütün gün banyo-mutfak fuarında dolaşmış ve ayaklarım kopmuş olmasına ve eve geç gelmiş olmama aldırmadan sıvadım kolları ve evde geçireceğimiz bu güzel akşam için resimde görmüş olduğunuz menüyü hazırladım. Biz çok beğendik bu lezzetleri. Bakalım siz sevecek misiniz?

Şimdi siz bu tavuğun nesi ilginç diyeceksiniz. E içindeki
malzemeleri o kadar çeşitli ki sadeleşmiş bir isim bulamadım napiiimm. Ama malzemeleri bence ilginç. Tadı süper. Bir deneyin, pişman olmazsınız söz.

İlginç Tavuk:

Malzemeler : (2 kişilik)

350 gr kuşbaşı tavuk
7-8 adet doğranmış mantar
5-6 diş doğranmış sarımsak
1 adet orta boy doğranmış soğan
1 tatlı kaşığı un
1 tatlı kaşığı hardal
1 tatlı kaşığı köri
1 tatlı kaşığı kimyon
tuz

Yapılışı :

Yıkadığımız tavukları ve yıkanmış,doğranmış mantarları yağsız teflon tavaya koyup, orta ateşte suyunu salıp yeniden çekene kadar pişiriyoruz. (Pişmediğine kanaat getirirseniz azıcık sıcak su ilave edebilirsiniz.) Sakın gözünüzü ocaktan ayırayım demeyin dibi tutarsa yazık olur. Ben son anda kurtardım. :) Sonra doğranmış sarımsakları ilave edip kokusunu verene kadar kavuruyoruz. Arkasından aynı işlemi soğan için tekrarlıyoruz. Ve sonra unu ilave edip un ile kavuruyoruz. Kalan malzemeleri de ilave ettikten sonra, iyice kavururuyoruz. Eğer sosunun hafif sulu kıvamda olmasını isterseniz yine çok az ılık su ilave edip karıştırabilir ve her ne durumda olursa olsun yani kuru veya az sulu parmaklarınıza dikkat ederek afiyetle yiyebilirsiniz.

Arpa şehriye pilavı :

Malzemeler : (3 - 4 kişilik)

1 subardağı arpa şehriye
1.75 su bardağı kaynamış su
1 yemek kaşığı tereyağ(veyamargarin ve ya yarım çay bardağı sıvıyağ)
tuz
1 adet tavuk suyu tableti

Yapılışı:

Arpa şehriye pilavı kavurularak yapılıyor. Bir kenarda sıcak suyunuzu hazır bulundurun. Yağı eritip yıkadığımız şehriyeleri yağda yaklaşık 5 dakika kavuruyoruz. Ben çok koyu renkli görüntüsünü sevmediğimden çok fazla kavurmadım. Daha sonra üzerine suyu ilave edip, tuzunu ve tavuk tabletimizi de ekleyerek orta ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Suyunu çektikten sonra da kısık ateşte biraz daha pişirip, ocaktan alıyoruz. Dinlendirme işleminden sonra servis yapıyoruz.

AFİYET OLSUUUUUNNN...

Can Erik


Can erik benim hayatımın meyvesidir diyebilirim. Erik olsun başka hiçbir meyveyi görmez gözüm. Bir iki ufak eksiği almak için markete girdiğim anda metrelerce uzaktaki eriğin sanki spot ışık altındaymışcasına gözüme çarpması bir oldu. Fiyatı henüz biraz tuzlu. Migrosta kilogramı
12 ytl ye benim gibi alıcıları buluyor bu erik. Ne yapayım ama dayanamadıııııımmmmmm. :) Şu güzelliğe bakar mısınız ama lütfeeeennn... :)

01 Nisan 2008 Salı

TOCC Restaurant

Dün akşam iş çıkışı arkadaşımız Cenk'in ofisine gittik. Cenk ve ortağı Tolga ofislerinde tadilat yapmayı düşünüyorlarmış. Onunla ilgili mekanın ölçülerini aldıktan sonra sahibi oldukları TOCC Restaurant'a gittik.

TOCC çok güzel bir mekan. Asmalı Mescit'te Sofyalı Sokak'ta... İçine girildiği anda sıcaklığıyla sarmalıyor. Yemekler inanılmazzzz güzelll. Servis mükemmel ve ayrıca çalışanlar çok şeker ve güleryüzlü. Yolunuz İstiklal Caddesine düşerse bence mutlaka bir deneyin. Hatta düşmese de düşürün derim.

Aç girilip Tocc çıkılan bir mekan. :) Elinize sağlık Cenk ve Tolga. Ve çok teşekkür ederim. Güzel bir akşam geçirdik.

31 Mart 2008 Pazartesi

Şebit Yağlaması :)

Dün ; çok sevdiğimiz arkadaşımız Çağrı Öncel'in evine yemeğe davetliydik. Eşim liseyi Kayseri Fen Lisesi'nde okuduğu için Kayseri'ye ve yemeklerine karşı ayrı bir ilgi ve sevgisi var. Sağolsun Nüket abla ve Ahmet abi Nadir'in çok sevdiğini duymuşlar; bizleri Kayseri'nin yöresel yemeklerinden olan şebit yağlaması yememiz için evlerine konuk ettiler. Onları yeni tanımama ve evlerine ilk kez gitmeme rağmen neredeyse kendi evimde gibi rahattım.
Yapılışını da görmek istediğim için biraz erken gittik. Hamur hazırlanmış dinlenmeye bırakılmıştı. Hemen ellerimi dezenfekte ettim, biraz sohbet ettik ve ardından kollar sıvandı. Her tarafımı una bulamak suretiyle Nüket ablaya bir nebze olsun katkıda bulunabildiğimi umuyorum. Güzel bir ekip çalışmasının ardından tadına doyum olmayan yağlamalarımızı afiyetle midemize indirdik. :)

Öncel ailesine nazik davetleri için tekrar teşekkür ediyorum. Çok keyifliydi herşey. En kısa zamanda benim amatör yemeklerimi yemeleri için bize bekliyoruz kendilerini. :)

ŞEBİT YAĞLAMASININ YAPILIŞI :
Hamuru avuçiçi büyüklüğünde parçalara ayırıp, elde biraz yumuşatıp, top haline getiriyoruz.
Bir kenarda bol yağda , soğan ve biberi öldürüyoruz. Kıymayı da ekleyip kavuruyoruz. Daha sonra ufak doğranmış domatesi ilave ediyoruz; biraz pişirdikten sonra üstüne sıcak su ilave ediyoruz. Ama bol sulu olmasına dikkat ediyoruz çünkü pişirilen hamur o karışım ile yumuşatılacak. Açılan hamurlar yağsız teflon tavada pişiriliyor. Ve bütün hamurlar pişmiş şekilde hazır olduğunda, bir hamur bir sos şeklindeki uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Bir yandan da sarımsaklı yoğurdumuzu hazır ediyoruz. Ve bütün bunların ardından afiyetle yiyoruz. :)

Şebit yağlaması bana göre bir ekiple ancak gerçekleştirilebilir. Benim gibi bir aceminin bütün bunları tek başına yapabilmesi mümkün - ü mümkün değil. :)

27 Mart 2008 Perşembe

İzmir'in Kavakları :)

2 günlük yokluğumu farketmişsinizdir sanırım. :) İzmir'deydim. İş için gittim ama görümcem (aslında ablam demek istiyorum) Nuriş ve kızı Selin'ciğimi görebilme ve onlarla vakit geçirebilme şansı buldum bu sayede. Gideceğimi haber vermedim onlara, süpriz olsun istedim. Size bir koli yolladım büyük bir koli evde olun şu saatlerde gelecekmiş dedim. Ve koliyi beklerken karşılarında beni buldular. :) İlk fotoğrafta beni gördükleri andaki şaşkın suratlarını görmektesiniz. Daha sonra birlikte Agora alışveriş merkezine gittik, yemeğimizi yedik, kahvemizi içtik. Selin'e çok şeker pembiş ayakkabılar aldık. Eve döndük. Kızkıza pembe pijama partisi verdik. Selin ile birlikte uyuduk. Sabah 2 derslerini astılar benim için. Kallavi bir kahvaltı hazırlamış Nuriş bize, sıcacık simit eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Sonra beraber okula gittik. Ben onları okullarına bıraktım ve yoluma devam ettim. Kısa süreli de olsa o kadar güzeldi ki herşey anlatamam. Çok özlemişim ikisini de. Umarım en kısa zamanda kavuşuruz. :)

Bir de size İzmir Bergama'da Nato yakınlarındaki Bergama Köftecisinden bahsetmek istiyorum. Burası sabah 11:00'den 15:00'e kadar açıkmış ve inanılmaz güzel köfte yapıyorlar. İzmir'de olup da bilmeyenlere ya da yolu İzmir'e düşeceklere tavsiye ederim. Ayrıca İnciraltı'ndaki Mercan Restaurant'ta balık yeme şansı buldum ki; lezzetinin tarifi imkansız. Hayatımda yediğim en iyi kalamarı yapıyorlar. Mezeler bir şahane. Mercan'ı da şiddetle tavsiye ediyorum.

03 Mart 2008 Pazartesi

Mikrodalga Popcorn









Büyük marketlerde bulabileceğiniz bu popcornlar bence süper icatlar. Ben patlamış mısır delisiyim diyebilirim. Karnım inanılmaz tok olsa bile yiyebileceğim şeyler sadece popcorn ve çikolatadır. Mikrodalga popcornlar resmen bir hayat kurtarıcı. Tencereye yağı -mısırı - tuzu koy durmadan salla derdi yok. E yağsız patlamış mısır yapan makinelerden çıkan lezzetsiz mısırlar gibi de değil. Jelatinini çıkarıyorsunuz ve mikrodalganıza yerleştiriyorsunuz. 3 dakika sonra enfes popcornlar karşınızda duruyor. Üstelik yağsız, az yağlı, az tuzlu...vs gibi her zevke uygun çeşitleri var. Eminim aranızda bu popcornlarla tanışanlarınız vardır ama olmayanları da bilgilendirmek istedim. ;)

29 Şubat 2008 Cuma

Ispanaklı - Peynirli Börek

Dün yaptığım 2. bir Lezzet. :) Tarifi önceden yaptığım peynirli böreğe göre tahminlerim doğrusunda hazırladım. Ve yemek pişirmenin birazcık da içgüdüsel olduğunu kendime ıspatlamış oldum. Ben çok kasıyordum çünkü; herşeyin miktarına kadar tarifini bulmaya çalışıyordum. Bu o huyumu aştığım ilk tarifim. Tamam belki herkes bu şekilde yapıyordur ama olsun. :)İşte tarifimmm

Malzemeler:

3 adet yufka
3 yumurta
400 gr ıspanak
1 adet soğan
150 gr peynir
yarım su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt-yoğurt karışımı
Tuz-karabiber

Yapılışı :

Soğanları yemeklik hale getirip bir tencerede biraz sıvıyağ ile öldürdükten sonra daha önceden yıkayıp doğradığımız ıspanakları da ekleyip tencerenin kapağını kapatıyoruz. Kısık ateşte ıspanaklar biraz öldükten sonra karıştırıp,tuz ve karabiberi de ilave edip ocağı kapatıyoruz. Yumurta - sıvıyağ ve süt yoğurt karışımını ayrı bir kapta hazırlıyoruz. Peyniri küçük parçalar haline getirip ıspanağın içine karıştırıyoruz.Yufkaları ortadan ikiye bölüp ilk parçayı daha önceden yağladığımız tepsiye yerleştiriyoruz. Ve üzerine yumurtalı karışımdan döküp 2. parçayı yerleştiriyoruz. Ona da yumurtalı karışımı sürdükten sonra ıspanak-peynir karışımının yarısını döküp yayıyoruz. 2.yufka için de aynı işlemi yapıyoruz. 3. yufkanın iki parçasını da yerleştirdikten sonra kalan yumurtalı karışımı da en üste döküp iyice yayıyoruz. Ve böreğimizi daha önceden 200 derecede ısıttığımız fırına koyup üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.









Kakaolu-Fındıklı Kek

Bu tarifi sevgili dostlarım Saniye ve Firuz http://dostkokusu.blogspot.com/
sitelerinde yayınlamışlardı. Kakao ve tarçını görür görmez denemeye karar vermiştim. Gerçekten çok lezzetli olmuş. Yazarken bir yandan da yiyorum. :) Pardon kendimi de övmüş gibi oldum ama hoşgörün. İşte tarifi. Bence denedikten sonra birdaha topkek almazsınız...



MALZEMELER:


2 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağından az eksik sıvıyağ
1 çay bardağı kakao
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağına yakın rondodan geçirilmiş fındık içi
2.5 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu


YAPILIŞI :


Yumurta ve şekeri yaklaşık 5 dk mikserle çırpıyoruz. Ardından diğer bütün malzemeleri ekleyip, hepsi birbirine iyice karışana kadar çırpıyoruz. Daha önce yağladığımız kek kalıbına boşaltıp, 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 40 dk. pişiriyoruz. Piştiğini içine bir kürdan batırıp çıkarma testi ile anlayabilirsiniz. Eğer kürdan temiz ya da etrafında tane tane minik kek kırıntıları ile çıkıyorsa kekiniz pişti demektir. Afiyet , şeker , bal olsun. Ama asla kilo olmasın. ;)

26 Şubat 2008 Salı

Balık Takvimi





















Eğer siz de benim gibi hangi mevsim, hangi balık yenir karıştıranlardansanız.; alın size çok güzel bir takvim. Ben bayıldım vallahi. Bakalım sizin işinize yarayacak mı?

Un Helvası

MALZEMELER : (8-10 kişilik) :
1 paket tereyağı ve ya margarin
2 su bardağı un
2.5 su bardağı şeker
2.5 su bardağı süt
1 paket dolmalık fıstık(çam fıstığı)
1 ufak paket hindistan cevizi

YAPILIŞI :
Süt ve şekeri bir tencerede ocağa koyup şeker eriyene kadar karıştırıyoruz. Şeker eriyince ocağı kapatıp sütü ılımaya bırakıyoruz. Ayrı bir kapta tereyağını eritiyoruz. İçine fıstıkları atıp bir miktar kavuruyoruz. Daha sonra üzerine unu ekleyip sürekli karıştırıyoruz. Unun rengi koyulaşınca ve kokusu değişince ocağı kısıp yavaşça şekerli sütü ilave ediyoruz ve sürekli karıştırarak unun şekerli sütü çekmesini sağlayın. Daha sonra ocaktan alın, tencerenin kapağını kapatarak bir miktar dinlendirin. Ve ardından şekil verip üzerini hindistan cevizi ile süsleyin. Daha sonra da bizim gibi afiyetle yiyin. :) Afiyet olsun...

25 Şubat 2008 Pazartesi

Doldurulmuş Mantar

Cuma akşamı, çok sevdiğimiz Erhan abimiz ve eşi Adel yemekte misafirimiz oldular. Onlar için domates çorbası, et kavurma, doldurulmuş mantar ve pilavın yanında soğuk meze ve salatadan oluşan bir sofra hazırladım. Servis yapma telaşı ile bu mantarların resmini son anda ancak bu kadar çekebilmişim. Resmi güzel olmasa da emin olun lezzeti muhteşemdi(herkesin ortak görüşü) :) Bu arada ben aylardır evimize ve kafamdakine uygun bir uzun vazo arayışındaydım. Sanki evimizi ve kafamdakini biliyorlarmış gibi muhteşem bir vazo ve içinde çiçeklerle geldiler. Yani gerçekten bu kadar güzelini sanırım ben bulamazdım. Erhan abi ve Adel'e tekrar tekrar teşekkürler. Hem vazomuz , hem de gelişleriyle evimize kattıkları renk için...Gelelim doldurulmuş muhteşem mantarlara. :)

MALZEMELER (8 KİŞİLİK) :
500gr büyük boy mantar
2-3 çorba kaşığı sıvıyağ
4 adet domates
2-3 adet sivri biber
tuz
1 su bardağı rendelenmiş kaşar.

YAPILIŞI :
Yağı ve ince ince doğradığımız biberleri tavaya koyuyoruz, biberler yumuşayıncaya kadar biraz soteliyoruz. Daha sonra üzerine küçük küçük doğradığımız domatesleri ve tuzu da ilave ediyoruz. Domateslerimiz de piştikten sonra bir kenara alıp soğumaya bırakıyoruz. Bu arada mantarların saplarını dikkatlice ayırıp iyice yıkıyoruz. Sotelediğimiz domates ve biberi mantarların içine doldurup, mantarların pişirme kağıdı serdiğimiz tepsiye yerleştiriyoruz. 180 derecedeki fırında 10-15 dk pişirdikten sonra üzerine rendelenmiş kaşarı da ilave edip 5 dk daha fırında ttup servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

26 Ocak 2008 Cumartesi

İrmik Helvası ( 3 Kişilik )

Eşim benden uzun süredir irmik helvası istiyordu. Hatta geçenlerde irmik helvası yerine irmik tatlısı yaptığımda severek yese de büyük hayal kırıklığına uğradığı gözlerinden okunuyordu. :) Ben de dün akşam eve gider gitmez mutfağa girdim ve yukarıda gördüğünüz aşkıma adanmış olan irmik helvasını yaptım. Biz beğenerek yedik. Umarım sizin de damak zevkinize uygun olur. Afiyet olsun...

Malzemeler :

1 su bardağı irmik
1 ufak paket dolmalık fıstık
1 su bardağı süt
1 su bardağı su
1 su bardağı şeker
125 gr tereyağ
Süslemek için hindistan cevizi
Yapılışı :

Tereyağını teflon bir tencerede eritiyoruz. Üstüne irmiği ve fıstıkları ilave edip irmik sütlü kahve rengini alana kadar orta ateşte kavuruyoruz. İrmik kavrulurken sütü ve suyu kaynatıp hazır ediyoruz. İrmikleri kavurma işlemi bittikten sonra ocağı kısarak hindistan cevizi hariç bütün malzemeleri ilave ediyoruz ve sürekli karıştırmaya devam ediyoruz. Tane tane kıvama gelince kapatıp bir süre dinlendiriyoruz ve süsleyerek servis yapıyoruz.

19 Ocak 2008 Cumartesi

BİR DAVET SOFRAMIZ, ZEYTİNYAĞLI PIRASA VE KABAK TATLISI
















Bu güzel sofra anneciğim ve babacığım için kurulmuştu. Arşivde duruyordu ekleyememiştim. Güzel bir ezogelin çorbanın ardından fırında tavuk , fırında patates ve pilav yemiştik. Ben pırasayı her türlü çok severim. Menümüzde pırasa zeytinyağlı olarak yer aldı. Ve tatlı olarak da kabak tatlımız vardı. Gerçi ben pek sevmem kabak tatlısını ama hem mevsimi olması dolayısı ile hem de diğerleri bayıldığı için yapmıştım. :) İşte tarifleri.

ZEYTİNYAĞLI PIRASA:

Malzemeler :

Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 adet ufak soğan
2 adet havuç
Pırasa
1 kahve fincanı kadar pirinç
2-3 adet kesme şeker
Üzerini süslemek için maydonoz

Yapılışı:

Zeytinyağını tencereye koyuyoruz. Küp küp doğradığımız soğanları pembeleşene kadar yağda kavuruyoruz. Dilim dilim doğradığımız havuçları yağda öldürüyoruz. Sonra yine dilim dilim doğradığımız pırasaları yağda kavuruyoruz. Üzerini örtecek kadar su koyup, pirinçleri ve kesme şekeri de ilave ederek, kısık ateşte pişiriyoruz. Afiyet olsun...

KABAK TATLISI:

Malzemeler:
3 dilim kabak
2 su bardağı toz şeker
Yarım bardak su
Üzerinin süsü için dövülmüş fındık, ceviz ya da ne arzu eder ve yakıştırırsanız :)
Yapılışı:

Kabakları soyup kare kare kestikten sonra yıkıyoruz ve tencereye dizmeye başlıyoruz. 1. dilimi diziyoruz, toz şekerimizin 1/3 ünü üstüne serpiyoruz; sonra 2. dilimi diziyoruz yine 1/3 toz şeker ;3 dilim ve 1/3 toz şekerin ardından suyumuzu da ekleyerek kısık ateşte pişiriyoruz. Afiyet olsun...

09 Ekim 2007 Salı

Saksı Köfte ve Patlıcan püresi


MALZEMELER ( 2 KİŞİLİK):


Köfte için :
200 gr kıyma
1 çar bardağı ekmek ufağı
1 adet küçük soğan
1 yumurta
1 adet sarımsak
kimyon
kekik
tuz
karabiber
1 ufak kavanoz garnitür
1 çay bardağı kaşar rendesi
Patlıcan püresi için:
2 adet büyük patlıcan
2 çay bardağı süt
1 çorba kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağ
1/2 çay kaşığı tuz
Saksı Köfte YAPILIŞI :
Köfte malzemelerinin hepsini bir kapta birbirine iyice karışana kadar yoğuruyoruz.
Daha sonra ortası çukur olarak şekillendirip ortasına garnitürlerimizi koyuyuruz ve 200-220 derecedeki fırına sürüyoruz. 45-50 dakika sonrasında üzerine rendelediğimiz kaşarlardan koyuyoruz.1 saat sonra fırından alıyoruz. Arzu ederseniz garnitürleri köfteleri yarım saat fırında pişirdikten sonra üzerine koyabilirsiniz çünkü erken koyulduğunda bezelyelerde bir miktar sertleşme olabiliyor.
Patlıcan Püresi YAPILIŞI:
Patlıcanları közlüyoruz. Kabuklarını soyup ince ince olacak şekilde doğruyoruz hatta bir nevi püre haline getiriyoruz. Bu püreyi teflon tavada un , tuz ve yağ ile pişiriyoruz. Yaklaşık 10-15 dakika sonra sütümüzü yavaş yavaş yedirerek ilave ediyoruz. 10-15 dakika da bu şekilde pişirip servis yapıyoruz. Afiyet olsun. Bizim gibi patlıcan severler için mükemmel bir tat. :)